1 Eylül 2013 Pazar

2 Yaş Sendromu bu mudur budur!

     Paşamız bugün itibariyle tam 22 ay 10 günlük.Yani şurda 2 yaşımıza ne kaldı di mi,sendromun gelmesi gayet normal annesi.İyi mi değil mi doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama çok okuyup çok araştıran bir anneyim.Araştırdığım kadarıyla : 2 yaş sendromu en erken 18 ayda başlayan bu olay biz annelerin kabusu. Sizinle pıtır pıtır her yere gelen, mutlu mesut sizinle zaman geçiren, bakımı da biraz olsun kolaylaşmış tatlı bebeğiniz bir anda gözünüzün önünde minik bir ergene dönüşür ve elinizden hiçbirşey gelmez. Amerika’da buna ‘terrible two’s’ derler yani korkunç ikiler. O kadar da kötü bir isim takmaya gerek yok bence sonuçta geçip giden bir dönem. 2 yaş civarı çocuklar yersiz öfke nöbetleri yaşamaya başlarlar ve belirgin bir huysuzluk ve aksilik olur tavırlarında. Buna iki yaş sendromu diyoruz. Amerika’da erken çocuk gelişimi derslerinde en çok bahsedilen konulardan biriydi bu.
      Aras doğduğu günden beri diş dönemleri hariç her zaman maşallah denen ne kadar akıllı bu denen bir bebek oldu,sağolsun ilk aylarının kolikli dönemini saymazsak benim oğluşum tam bir melekti.Azıcık tembeldi söylemesi ayıp(oğluşum sen buraları okumadan geç anne dedikodu yapıyor) 9 aylıktı ancak geri geri sürünüyordu o da ıh ıhhh yani,hiç emeklemedi doğru dürüst sürünmedi bile :) Ama gel gör ki bu tembel yavruş yaşını 3 hafta geçince pıtpıt yürümeye başladı ve biz şok olduk :) Neyse gelelim asıl meseleye hareketli olmadığı için oturdum bir yere önüne koy oyuncakları ohhhh mis oynasın dursun,hiç üzmedi benim meleğim.Ama 2 yaşına geliyoruz artık hep öyle masum masum lamayacağız değil mi? Azıcık şımarmak lazım,bizim sendromumuzda neler mi var :
-Ben yapacağım anne ben yapacağım,her şeyi yerli yersiz.Ev süpürüyorum süpürge paşada,bulaşık yıkıyorum hooooop sandalyede yanımda,balkon yıkıyorum çekçek beyimizin elinde,üstü başı su içinde,ütü yapıyorum anne ben bennnn.Hele bir dediğini yapmaaaaa Aman Allahım bizimkinin yerine küçük bir canavar geliyor ve avazı çıktığı kadar bağırıp ağlıyor.
-Elbiseler paşanın istediği olacak,aksi mümkün değil.Neyse bir montessori sevdasına kapıldık gidiyoruz tamam o olsun diyorum ama inşallah pes etmeden devam edebilirim.
-Yaz günü olduğu için ve bir de belki çişe alışır ümidiyle altını pek bağlamıyorum paşanın ama dışarı çıkarken yada yatarken bağlamam gerekiyor.Aman Allahım evin içinde koşturmaca bağlamak ne mümkün,neyse şarkıyla masalla dikkat dağıtarak yapıyoruz işte.
-Ankaraya gidene kadar vurmak ne demek bilmiyordu,orda İrem ablasıyla oynayan oğluş ablanın saçını çekip abla ahhhh dedi ya onu oyun zannetti,nerde bir saç bulsa çekiyor annesi de dahil.Amacı can yakmak değil kuzumun biliyorum ama gören öyle mi der.Canı sıkılınca da pat pat vuruyor.Anne babaya değil ama arkadaşlarına.Ne olcak böyle bilemiyorum.
-Avmye gitmeyi çok seviyoruz ailecek,daha doğrusu kendi adıma ben seviyorum :) Ama büyüyen ve hareketlenen Arasla bir koşuşturmaca olmaya başladı hayatımız,marketin altını üstüne getirebilecek yetenekte bir oğlumun olması iyi mi değil mi bilemiyorum :)
-Çizgi film izlemeyi oldu olası sevmeyen paşa çocuk şarkılarına bayılıyor,özellikle muffin songs şarkıları,bir kaç defa açtım İngilizceye kulak aşinası olsun diye o gün bugündür bas bas bağırıyor açınnn diye,babasının telefonunda da var gördüğü anda baba gakı gakı(şarkı) aç diyor,açmazsa vay haline.

İşte bizim 2 yaşa başlangıcımız böyle hadi bakalım kolay gelsin,gerçi ben gayet soğukkanlıyım,asla taviz vermiyorum ama babamız sağolsun ikimizin yerine de şımartabiliyor...

Etkinlik yapıyoruzzzz

                     
                                                           OYUN HAMURU
Hamurlarla oynamak bizim en sevdiğimiz etkinliklerden biri.Oğluşum ilk 21 aylıkken tanıştı oyun hamuruyla,playdoh marka hamur alıyoruz kıymetlimize,azıcık tembelliğim gidince kendim yapacağım inşallah.Anne hamu hamu diye gezen oğlumun hamurları hep elinin altında olacak,ama anne de yanında oturmalı onu yap bunu yap diye emirler verilmeli anneye :)





EŞLEŞTİRME KARTLARIMIZ
Biz bunları iyiki almışız diyorum,mükemmel bence.İçinde hayvanlar meyveler ve renkler var.Hepsini açmıyorum ortalığa parça parça koyuyorum Aras paşam eşleştiriyor ve çoook seviyor,aferin benim bal böcüğüme :)


RENGARENK PONPONLARIMIZ
Montessori araştırmalarında bloglarda gördüğüm ve çok sevdiğim ponponları oğlumda çok sevdi,her türlü etkinlik yapılabiliyor.Biz yere renkli kareler çizdik ve o renk ponponları iççine atıyoruz gayet başarılı benim paşam sınıflama konusunda.


BUL TAK
Aras bultak oyuncakları çok seviyor,onlar sayesinde şekilleri biliyor artık diyebilirim,özellikle üçgen,hiç kaçırmaz nerde görse anne ütden ütden der durur.Burda İrem ablamızla oynuyoruz.Bunu da ben takayım İrem abla hareketi bu :)




 BİZİM AHTAPOTUMUZ VARRRR
Ne yapalım ne yapalım derken montessori annelerinden esinlendik ve bizde bir ahtapot yaptık.Aras ahtapotu öyle sevdi ki çıkarmak yanında taşımak istedi,oğlum yapma üzülür dedim Atopot ağmama(ahtapot ağlama) diye şapur şupur öpmeye başladı.Çok sevdik biz ahtapotumuzu.Renk eşleştirme sayma ve ince motor becerileri için mükemmel bir aktivite oldu.





ŞEKİLLERİ BİLİYORUZ ARTIK
Aras bilişsel gelişiminin diğerlerine göre önde gittiğini düşündüğüm bir çocuk,öyle ki söyleneni anında kaydediyor ve hiç ummadığım bir anda söyleyiveriyor.Şekillerde bunlardan biri.Bul-tak yaparken söylerdim 1 yaş civarındayken şu an kare,üçgen,yuvarlak,yıldız,kalp bunları biliyor.Pekiştirmesi içinde bir etkinlik yapalım dedik.Evaları büyük-orta-küçük şeklinde kestim,arkasına silikon tabancasıyla kestiğim magnetleri yapıştırdım ki buzdolabına yapışsın.Malum günümün bir kısmı mutfakta ve oğluşumu da yanımda görmek istiyorum.Ben yemek yaparken o da dolapta onlarla doyasıya oynıyor ve eğlenerek öğreniyor.Şekiller,renkler ve büyük küçük sıralaması için güzel bir etkinlik oldu bravo bana.